İstatistikler
Üye Sayısı :42
Bugün :6
Toplam :24941
Aktif :1
IP No :38.107.179.238
 
Hayatı...


ÖNSÖZ
Eminim şimdiye kadar birçok insanın hayat öyküsünü okumuşsunuzdur, fakat aşağıdaki gibi bir hayat öyküsüne sanırım çok az rastlarsınız. Azim, inanç ve kararlılık dolu bu kısa hayattan çıkarılacak uzun dersler,  gençlere (belki de yaşlılara)  ışık tutacak cinsten. "Hayat fırsatlarla doludur" sözünden yola çıkarak fırsatları görmek ve azimle, tükenmek bilmeyen bir kararlılıkla  değerlendirmek, Serkan gibi defalarca yeniden doğmamızı sağlayacaktır. 
                                                                                                                                              

Serkan Gören, 09.12.1988 yılında Kahramanmaraş Afşin'de doğdu. 1991 yılında ailesi Mersin'e taşındıktan sonra, 1994-1995 yılında Mersin Namık Kemal İlköğretim Okulu'nda öğrenim hayatına ilk adımını attı. İlköğretim 1 ve 2.sınıfı bu okulda okuduktan sonra ailesinin 1996 yılında İstanbul Silivri'ye göç etmesiyle Silivri Nurullah Baldöktü ilköğretim Okulu'nda öğrenimine devam etti.

2002 yılında Nurullah Baldöktü İ.Ö.O.'dan mezun olan Serkan Gören spora aşırı meraklıydı. Özellikle ilköğretim son sınıf ve lise 1'in yaz aylarını futbol kulüplerinde geçirdi. Galatasaray'ın altyapı elemelerine katıldı, ilk aşamayı geçti fakat 2.aşamada elendi.
Fenerbahçe Göztepe yaz okuluna bir dönem geçirdi. Daha sonra İstanbulspor'un profesyonel futbol elemelerine katıldı, ilk dört eleme safhasını başarıyla geçen Serkan son safhada elendi.


Yaz aylarını futbolla geçiren Serkan, İlköğretimden sonra Silivri Lisesi'ne kayıt oldu fakat
2002-2003 eğitim yılında derslerden başarısız oldu. Lise öğrenimine kadar her dönem Takdir veya Teşekkür belgesi alan Serkan, yaşının getirdiği heyecanla lise yıllarında uyum sorunu yaşadı. Ayrıca futbola fazla zaman ayırması, dersleri aksatmasına neden oldu. Serkan'ın tek amacı Silivri Alibey spor kulübünde amatör futbolcu olmaktı.

Babası, çalıştığı işyeri sahibi Hikmet Bey'e, Serkan'ın futbola merakını ve gösterdiği çabaları  anlattı. Hikmet Bey de Serkan'ın Gazi Osman Paşa Spor A takımında oynamasına vesile oldu. Serkan, evinin antrenman alanına uzak olması nedeniyle Gazi Osman Paşa Spor tesislerinde bir buçuk ay süreyle yatılı olarak kaldı burada hayatının akışını değiştirecek Hasan Hoca ile tanıştı. Hasan Hoca Serkan'ın azmini ve çabasını görmüştü onun daha iyi yerlerde olmasını istiyordu bir gün Serkan'ı karşısına alarak şu hayati öğütlerde bulundu;

- Serkan sen ileride iyi bir futbolcu olabilirsin ama çok daha fazla çalışmalısın ve bunun dışında yapman gerek birçok şey var. Öncelikle iyi bir insan olmalısın, bunun yolu da iyi bir eğitim almaktan geçer. Eğitimsiz, cahil bir futbolcunun bencilliğini üzerinden atarak takım ruhuna uygun hareket etmesi mümkün değildir. Bu nedenle ilk önce okumalı, okulunu bitirmelisin.

Çok sevdiği Hasan Hoca'nın bu sözleri onu eğitime dönme konusunda ikna etmişti. Hasan Hoca da Serkan'ın ailesiyle görüşüyor ve akşamları Serkan'ı evinden arayarak durumunu soruyordu. Çabalar meyve vermiş Serkan tekrar Selim Paşa Atatürk Lisesi'ne başlamıştı fakat eğitime verdiği uzun aradan sonra buradaki derslerden başarısız olacak
ve okuldan tasdiknamesini alarak ayrılacaktı. Babası bir süre Serkan'ı mobilya atölyesine işçi olarak verecekti. Serkan, yoğun ve ağır iş temposuna ancak bir hafta dayanabilecek fakat bu olay, onun hayatı tanımasına neden olacaktı. Hayatın çetin şartlarıyla yüzleşen Serkan, eğitime daha sıkı sarılmaya başlayacaktı.

Bu noktadan sonra Serkan'da artık olumlu değişim başlayacaktı. 2003-2007 yılları arası Silivri Copalo Ayakkabı'da işe giren Serkan, işten arta kalan zamanlarda ne bulursa okuyordu. Çalışmaya devam ederken hem açık lise  sınavlarına hazırlanıyor, hem de üniversiteye girebilmek için dershaneye gidiyordu.

Açık liseyi bitirmek üzereyken  üniversite sınavlarına başvurdu ve İstanbul Üniversitesi Basın, Yayın ve Televizyon bölümünü kazandı. Fakat bu bölüme gitmekten vazgeçti ve tekrar üniversite sınavlarına hazırlandı. Bu arada satış elemanı olduğu ayakkabıcıdaki görevine ara verdi ve Silivri Hür Haber yerel gazetesinde muhabir olarak çalışmaya başladı. Burada gazeteciliğe iyice ısınan Serkan, 2005 Silivri yoğurt festivalinin haberlerini hazırladı. Bu arada yeni hedefleri için hem dershaneye gidiyor hem de çalışıyordu, dershanede bile Gençlik Fikir Kulübü adı altında gazete ve dergi çıkarmaya çalışıyordu. Bu amaçla bir çok yerel makamla görüşerek öğrenci gazetesi fikri için destek almaya çalıştı fakat umduğu desteği ilgililerden göremedi.

Azim ve inançla çalışan Serkan, Erciyes Üniversitesi İletişim Fakültesi, Gazetecilik bölümünü kazandı. Sonunda çok istediği gazetecilik mesleğinin okulunu okuyacaktı. Üniversite hayatı ile birlikte Serkan çizgisini koruyacak ve birkaç arkadaşıyla birlikte (Ümit Kartal, Sezgin Yıldız) GENÇ DÜŞÜN isimli öğrenci dergisini çıkaracaktı. Artık ondan mutlusu yoktu, hedeflediği kariyere adım adım ilerlemekteydi ta ki elim bir trafik kazası onu çok sevdiği gazeteci arkadaşlarıyla bir gece Kayseri soğuğunda yakalayana dek...

Bu hayat hikayesinin anlatılmasındaki amaç, sizi gözyaşlarına boğmak ve duygu seli yaşatmak değil, Önsöz'de de belirtildiği gibi Serkan'ın azmini ve kararlılığını anlatmaya çalışarak onun örnek alınacak yanlarını vurgulamaktır.

Bu dergideki yazılarına sitemizin "Çalışmalar" bölümünden ulaşabilirsiniz.

 

 

   
Kullanıcı Adı
Şifre
 

 
Ana Sayfa... Hayatı... Basından... Anılar... Çalışmalar... Fotoğraflar... Videolar... Ziyaretçi Defteri... İletişim...

AkareSoft Yazılım 2010