| |
ÖNSÖZ
Eminim şimdiye kadar birçok insanın hayat öyküsünü
okumuşsunuzdur, fakat aşağıdaki gibi bir hayat öyküsüne
sanırım çok az rastlarsınız. Azim, inanç ve kararlılık dolu
bu kısa hayattan çıkarılacak uzun dersler, gençlere
(belki de yaşlılara) ışık tutacak cinsten. "Hayat
fırsatlarla doludur" sözünden yola çıkarak fırsatları görmek
ve azimle, tükenmek bilmeyen bir kararlılıkla
değerlendirmek, Serkan gibi defalarca yeniden doğmamızı
sağlayacaktır.
Serkan Gören, 09.12.1988 yılında Kahramanmaraş
Afşin'de doğdu. 1991 yılında ailesi Mersin'e taşındıktan
sonra, 1994-1995 yılında Mersin Namık Kemal İlköğretim
Okulu'nda öğrenim hayatına ilk adımını attı. İlköğretim 1 ve
2.sınıfı bu okulda okuduktan sonra ailesinin 1996 yılında
İstanbul Silivri'ye göç etmesiyle Silivri Nurullah Baldöktü
ilköğretim Okulu'nda öğrenimine devam etti.
2002 yılında Nurullah Baldöktü İ.Ö.O.'dan mezun olan Serkan
Gören spora aşırı meraklıydı. Özellikle ilköğretim son sınıf
ve lise 1'in yaz aylarını futbol kulüplerinde geçirdi.
Galatasaray'ın altyapı elemelerine katıldı, ilk aşamayı
geçti fakat 2.aşamada elendi.
Fenerbahçe Göztepe yaz okuluna bir dönem geçirdi. Daha sonra
İstanbulspor'un profesyonel futbol elemelerine katıldı, ilk
dört eleme safhasını başarıyla geçen Serkan son safhada
elendi.
Yaz aylarını futbolla geçiren Serkan, İlköğretimden sonra
Silivri Lisesi'ne kayıt oldu fakat
2002-2003 eğitim yılında derslerden başarısız oldu. Lise
öğrenimine kadar her dönem Takdir veya Teşekkür belgesi alan
Serkan, yaşının getirdiği heyecanla lise yıllarında uyum
sorunu yaşadı. Ayrıca futbola fazla zaman ayırması, dersleri
aksatmasına neden oldu. Serkan'ın tek amacı Silivri Alibey spor kulübünde
amatör futbolcu olmaktı.
Babası, çalıştığı işyeri sahibi Hikmet Bey'e, Serkan'ın
futbola merakını ve gösterdiği çabaları anlattı.
Hikmet Bey de Serkan'ın Gazi Osman Paşa Spor A takımında
oynamasına vesile oldu. Serkan, evinin antrenman alanına uzak olması
nedeniyle Gazi Osman Paşa Spor tesislerinde bir
buçuk ay süreyle yatılı olarak kaldı burada hayatının
akışını değiştirecek Hasan Hoca ile tanıştı. Hasan Hoca
Serkan'ın azmini ve çabasını görmüştü onun daha iyi yerlerde
olmasını istiyordu bir gün Serkan'ı karşısına alarak şu
hayati öğütlerde bulundu;
- Serkan sen ileride iyi bir futbolcu olabilirsin ama çok
daha fazla çalışmalısın ve bunun dışında yapman gerek birçok
şey var. Öncelikle iyi bir insan olmalısın, bunun yolu da
iyi bir eğitim almaktan geçer. Eğitimsiz, cahil bir
futbolcunun bencilliğini üzerinden atarak takım ruhuna uygun
hareket etmesi mümkün değildir. Bu nedenle ilk önce okumalı,
okulunu bitirmelisin.
Çok sevdiği Hasan Hoca'nın bu sözleri onu eğitime dönme
konusunda ikna etmişti. Hasan Hoca da Serkan'ın ailesiyle
görüşüyor ve akşamları Serkan'ı evinden arayarak durumunu
soruyordu. Çabalar meyve vermiş Serkan tekrar Selim Paşa
Atatürk Lisesi'ne başlamıştı fakat eğitime verdiği uzun
aradan sonra buradaki derslerden başarısız olacak
ve okuldan tasdiknamesini alarak ayrılacaktı. Babası bir
süre Serkan'ı mobilya atölyesine işçi olarak verecekti. Serkan,
yoğun ve ağır iş temposuna ancak bir hafta dayanabilecek fakat
bu olay, onun hayatı tanımasına neden olacaktı. Hayatın
çetin şartlarıyla yüzleşen Serkan, eğitime daha sıkı
sarılmaya başlayacaktı.
Bu noktadan sonra Serkan'da artık olumlu değişim
başlayacaktı. 2003-2007 yılları arası Silivri Copalo
Ayakkabı'da işe giren Serkan, işten arta kalan zamanlarda ne
bulursa okuyordu. Çalışmaya devam ederken hem açık lise
sınavlarına hazırlanıyor, hem de üniversiteye girebilmek
için dershaneye gidiyordu.
Açık liseyi bitirmek
üzereyken üniversite sınavlarına başvurdu ve İstanbul
Üniversitesi Basın, Yayın ve Televizyon bölümünü kazandı. Fakat bu bölüme gitmekten vazgeçti ve tekrar üniversite
sınavlarına hazırlandı. Bu arada satış elemanı olduğu
ayakkabıcıdaki görevine ara verdi ve Silivri Hür Haber yerel
gazetesinde muhabir olarak çalışmaya başladı. Burada
gazeteciliğe iyice ısınan Serkan, 2005 Silivri yoğurt
festivalinin haberlerini hazırladı. Bu arada yeni hedefleri
için hem dershaneye gidiyor hem de çalışıyordu, dershanede
bile Gençlik Fikir Kulübü adı altında gazete ve dergi
çıkarmaya çalışıyordu. Bu amaçla bir çok yerel makamla
görüşerek öğrenci gazetesi fikri için destek almaya çalıştı
fakat umduğu desteği ilgililerden göremedi.
Azim ve inançla çalışan Serkan, Erciyes Üniversitesi
İletişim Fakültesi, Gazetecilik bölümünü kazandı. Sonunda
çok istediği gazetecilik mesleğinin okulunu okuyacaktı. Üniversite
hayatı ile birlikte Serkan çizgisini koruyacak ve birkaç
arkadaşıyla birlikte (Ümit Kartal, Sezgin Yıldız) GENÇ DÜŞÜN
isimli öğrenci dergisini çıkaracaktı. Artık ondan mutlusu
yoktu, hedeflediği kariyere adım adım ilerlemekteydi ta ki
elim bir trafik kazası onu çok sevdiği gazeteci
arkadaşlarıyla bir gece Kayseri soğuğunda yakalayana dek...
Bu hayat hikayesinin anlatılmasındaki amaç, sizi
gözyaşlarına boğmak ve duygu seli yaşatmak değil, Önsöz'de
de belirtildiği gibi Serkan'ın azmini ve kararlılığını
anlatmaya çalışarak onun örnek alınacak yanlarını
vurgulamaktır.
Bu dergideki
yazılarına sitemizin "Çalışmalar" bölümünden
ulaşabilirsiniz. |
|